çok üzgünüm…
sabah uyandığımda yatak odamın baktığı boş arsanın üzerinde bir kepçe duruyordu, önce belediye yol çalışması yapıyor sandım… ölçüm yapanlar arsaya dalınca anladım… belediye yol falan yapmıyor, yan arsanın sahibi inşaata başlıyordu… iki senedir burdayım , iki sende bu üçüncü inşaat… pisliği ayrı, gürültüsü ayrı…
.

bunlardan daha da kötüsü, çam ağacının beline dolanan asmayı, elma ve nar ağaçlarımı biraz önce kestiler… artık sığırcıklarım kışın müjdesini elma ağacının dalından veremeyecekler, kumrularım nar ağacı üzerinde koklaşamayacak… serçe ve kargalarım da çam kokuları arasında üzümleri yiyemeyecekler… kelebekler ballıbaba ve mor dikenlere konamayacaklar… çam ağacının durumu şimdilik belli değil…
beline asma dolanmış çam ağacım
.
elma ağacım… ve arkada ölçüm yapan kadastrocular…
nar ağacım, yerlerde…
Kamber (AKA Kamil) şaşkın, olayı anlamaya çalışıyor…
mahallenin çocukları ve dozer… çocukları çam ağacını kesmemeleri için pencereden örgütlüyorum… şöföre soruyorlar, çam ağacını kesmeyeceksiniz değil mi?şöför kesmeyeceğini söylüyor…
geçen sene o bina orman manzaramı kapatmıştı… bu lanet inşaat bittiğinde ise artık rüzgar püfür püfür perdelerimi havalandırarak bana aşkı anlatamayacak… en kötüsü de kuşlarım, kelebeklerim nereye konacak?
çok üzgünüm…
Ağustos 31, 2009 19:45
üzülme kardeşim çam ağaçları da insanlar ya da insanlar da çam ağaçları gibi nihayetinde aynı kaderi paylaşıyorlar. Dünyanı kitabında böyle yazıyor…bi daha ki sene kamil başka pencereden bakacak büyük bir ihtimal….